CHP Kdz.Ereğli İlçe Örgütünün düzenlediği BİRLİK- DAYANIŞMA GECESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çok değerli parti meclisi üyem, Milletvekillerim , bakanım, RTÜK  temsilcim,

İl Başkanlarım, İl Yöneticilerim, İlçe Başkanlarım, İlçe Yöneticilerim,

Çok değerli belediye başkanlarım, Belediye Meclis üyelerim,

İl Genel Meclisi Üyelerim, Belde başkanlarım, yöneticilerim,Kadın Kolları başkan ve yöneticilerim, Gençlik kolları başkan ve yöneticilerim, Seçim Koordinasyon Kurulu Başkanı ve üyelerim,

Basınımızın çok değerli temsilcileri,

Değerli konuklar,

Değerli Cumhuriyet Halk Partililer, şahsım ve İlçe Yönetim kurulu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hoş geldiniz.

Değerli Dostlar;

Yaklaşık bir ay kadar önce oluşturduğumuz Seçim Koordinasyon Kurulumuzun daha ilk toplantısında, bir dayanışma gecesi düzenleyerek Parti Meclisi Üyemiz Tuncay ÖZKAN’ın davet edilmesi kararı çıktı ve hemen toplantı sürerken kendisini aradık. Kendisi bizi hiç kırmadı ve programı dolu olsa bile, bizim için boşaltacağını ve seve seve bizimle olacağını belirtti. Ben bizzat bu nedenle kendisine ve gecemizi onurlandıran siz değerli konuklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerli dostlar;

Gecemizin adı Birlik- Dayanışma Gecesi – Yeni yılda, yeni umutlarla aydınlık bir geleceği, aydınlık bir Türkiye’yi birlikte kurma özlem ve kararlılığıyla bir aradayız.

Böyle bir gecede nasıl bir konuşma hazırlayayım diye düşündüm dün akşam geç saatlere kadar.

Neler konuşulabilir ki böyle bir gecede?

Ülkemizin birçok sorunu var.

Halkımızın birçok sorunu var.

Bu acılı, bu mahzun, bu yalnız, bu güzel ülkemizin ve insanlarımızın ne çok derdi var.

İşsizlikten mi söz etsem, yoksulluktan mı? Çürümeye terk edilmiş tersaneler, kapanmaya yüz tutmuş madenler, işsizliğin pençesinde ki madencileri mi konuşayım?

Hayat pahalılığı ve zamlarla giderek insanca bir yaşamdan uzaklaştırılan milyonlarca emekliye günlük bir simitlik maaş artışını mı konuşayım?  Siftah  yapmadan kepenk kapatan küçük esnaf ve sanatkarı mı? Taşeron köleliğini, atanamayan öğretmenleri, yoksul köylüleri mi konuşayım.?

Dindar ve kindar bir nesil yetiştirmeyi kafasına koymuş, IŞİD’ çi, Talibancı, El-Kaideci zihniyetin ülkeyi nereye sürüklediğini mi? Ya da pencereye çıkıp tüm gücümle “ HIRSIZ VAAR”  diye bağırsam ne olur diye düşündüm. Gezi eylemlerinde katledilen Berkin’leri, Ali İsmail’ler. !

Sonra, Soma’da ki madenci katliamında kocasını kaybeden bir kadının “ Siz Sülükler biraz daha zengin olun diye bizim çocuklarımız babasız kaldı.” haykırışları geldi gözümün önüne.

Yaralı kurtulan madencinin ambulansa binerken “ Çizmelerimi çıkarayım” deyişi.

Sonra Ermenek’te “ Benim oğlum yüzme bilmez ki” diyen acılı ana geldi gözümün önüne ve Recep amca. Hani oğlunun cenazesinin başında, ayaklarında 3 liralık yırtık lastik ayakkabısıyla oturan yoksulluğun, çaresizliğin, sahipsizliğin simgesi olan Recep Gökçe.

Sonra….! Sonra gözümden düşen iki damla yaş ve sanki boğazımı düğümleyen bir taşın ağırlığı. Ve sonra tepeden tırnağa patlamaya hazır bir volkan gibi tüm yüreğimi kaplayan öfke, hınçla dolu mücadele, azmi ve kararlılık ülkemize ve halkımıza sahip çıkma gücü Yaşar KEMAL geliyor aklıma.

Çukurova ırgatlarının, Torosların İnce Memed’ lerinin  büyük yazarına acil şifalar dilerken Nazım geliyor aklıma.

Dün 113. Üncü doğum yıl dönümünü kutladığımız, bu ülkenin en büyük yurtseveri olduğu halde vatan hainliğiyle suçlanan büyük şair Nazım HİKMET.

Hani Ne Diyordu Nazım ?

“ Dörtnala gelip uzak asyadan

Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

Ve ipek bir halıya benzeyen

Bu toprak, bu cehennem,

Bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın.

Yok edin insanın insana kulluğunu

Bu davet bizim

Yaşamak bir ağaç gibi tek

Ve hür. Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu hasret bizim “

 

Evet dostlar;

Bu hasret bizim. Bu ülke bizim.

Büyük Önder Atatürk’ün “ söz konusu vatansa gerisi teferruattır.!”  Dediği gibi ülkemize sahip çıkacağız. İnsanlarımıza sahip çıkacağız.

Bu acılı, bu mahzun, bu güzel ülkenin CHP’ye hasreti var.

Bu yorgun, güzel insanların CHP’ye hasreti var.

Emekçi, yoksul halkımızın

CHP’ye hasreti var.

Artık bu hasreti dindirmek gerek.

El ele, diz dize, göz göze, omuz omuza durmalı, yüreklerimizi yüreklerimize katmalı,

herkesin insanca, kardeşçe onurlu bir şekilde yaşadığı, emekten, aydınlıktan yana bir Türkiye hasretini dindirmeliyiz.

Şimdi karanlıkları yarma vaktidir.

Şimdi yılların hasretini dindirme vaktidir.

Bu bilinç, bu azim, bu kararlılık, bu mücadele gücü bizde fazlasıyla var. Ve göreceksiniz ki ve ben yürekten inanıyorum ki bunu hep birlikte başaracağız.

Selam olsun Türkiye’nin

Aydınlık geleceğine!…..

 

 

Hayrettin KARTAL

CHP Kdz.Ereğli

İlçe Başkanı

Etiketler:

Bu Galeriyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


*